Domain çalınmasına karşı koruma sağlıyor musunuz? Eğer önlem almadıysanız alan adınızın çalınmasıyla karşı karşıya olabilirsiniz. Web sitenizin adresi, e-posta hizmetleriniz ve dijital marka kimliğiniz bu adrese bağlıdır. Peki bir sabah uyandığınızda alan adınızın kontrolünü kaybettiğinizi, ziyaretçilerinizin bambaşka bir siteye yönlendirildiğini hayal edin. Alan adı hırsızlığı (domain hijacking) olarak bilinen bu durum, dijital dünyadaki en büyük kâbuslardan biridir.
Domaininiz çalınır veya DNS kayıtlarınız kötü niyetli kişilerce değiştirilirse, yılların emeği bir anda saldırganların eline geçebilir. Böyle bir kayıp sadece maddi zarar doğurmaz, aynı zamanda marka itibarınızı zedeler ve ziyaretçilerinizin güvenini sarsar. Elbette alan adınızı geri almaya çalışmak, uzun ve belirsiz bir mücadele anlamına gelebilir.
Neyse ki alan adınızı korumak için alabileceğiniz basit ama etkili önlemler vardır. Teknik bilginiz olmasa bile, doğru adımlarla domain güvenliğinizi önemli ölçüde artırabilirsiniz. Bu makalede, alan adınızı çalınmaya karşı korumanın üç temel bileşenini anlaşılır bir dille ele alıyoruz: Registrar Lock (Alan Adı Kilidi), İki Adımlı Doğrulama (2FA) ve DNSSEC. Bu önlemleri adım adım nasıl uygulayacağınızı ve neden kritik olduklarını öğrenerek, alan adınızı ve dolayısıyla web sitenizi güvende tutabilirsiniz.
Registrar Lock (Alan Adı Kilidi) ile Alan Adınızı Kilitleyin
Registrar Lock, diğer adıyla alan adı transfer kilidi, domain güvenliğinin ilk savunma hattıdır. Bu özellik etkin olduğunda, alan adınız sizin izniniz olmadan başka bir kayıt firmasına transfer edilemez. Bir başka deyişle, domain adeta bir kilit altındadır ve siz açmadan hiç kimse onu farklı bir yere taşıyamaz.
Bir alan adı tescil edildiğinde genellikle Registrar Lock özelliği otomatik olarak aktif gelir. Ancak her ihtimale karşı, alan adı yönetim panelinize girerek bu kilidin açık olduğunu kontrol etmek önemlidir. Registrar Lock aktifken yapılacak transfer girişimleri kayıt operatörü tarafından otomatik olarak reddedilir. Örneğin, kötü niyetli bir kişi alan adınızı ele geçirmek istese bile, transfer kilidi sayesinde talebi başarısız olacak ve size haber verilecektir. Bu, alan adınızı çalınma girişimlerine karşı koruyan basit ama kritik bir adımdır.
Registrar Lock’un güzel tarafı kullanımının son derece kolay olmasıdır. Genellikle domain yönetim panelinizde “Transfer Kilidi” veya “Domain Kilidi” şeklinde bir ayar bulunur. Bu ayarı etkinleştirdiğinizde alan adınız güvende kalır. Yalnızca alan adınızı bilinçli olarak başka bir firmaya taşımak istediğinizde kilidi geçici olarak kaldırmanız gerekir. Transfer tamamlandıktan sonra ise yeni kayıt firmanızda yeniden kilitlemeyi unutmamalısınız. Bu disiplin, domaininizi her zaman emniyette tutmanızı sağlar.
Kısaca, Registrar Lock özelliği aktif bir alan adını çalmanın önüne set çeker. İnternet dolandırıcılarının en sık başvurduğu yöntemlerden biri, kullanıcı hesabına sızarak alan adını kendi hesaplarına transfer etmeye çalışmaktır. Eğer alan adı kilidiniz açıksa, saldırgan şifrenizi ele geçirmiş olsa bile domaininizi anında transfer edemez. Siz durumu fark edene kadar domain yerinde kalır ve ek önlemler almak için zaman kazanırsınız. Bu nedenle Registrar Lock, alan adı güvenliğinde ilk ve en önemli adımdır.
İki Adımlı Doğrulama (2FA) ile Hesap Güvenliği
Alan adınızın kayıtlı olduğu hesabın güvenliği, domaininizi korumanın belki de en hayati unsurudur. İki Adımlı Doğrulama (Two-Factor Authentication – 2FA), hesabınıza erişim için ikinci bir doğrulama katmanı ekleyerek güvenliği katbekat artırır. Bu yöntem sayesinde, kullanıcı adı ve şifrenizi bilmek tek başına hesabınıza girmek için yeterli olmaz.
2FA nasıl çalışır? Oturum açarken şifrenizi girdikten sonra sistem sizden ek bir doğrulama ister. Bu, genellikle telefonunuzdaki bir uygulama tarafından oluşturulan tek kullanımlık kod veya SMS ile gelen bir doğrulama kodu olabilir. Örneğin, alan adınızı yönettiğiniz kayıt kuruluşunun (registrar) web sitesine giriş yaparken önce şifrenizi, ardından da telefonunuzdaki doğrulama uygulamasının ürettiği altı haneli kodu girmeniz istenir. Doğru kod olmadan hesabınıza erişim imkânsız hale gelir.
Bu ek adım, kötü niyetli kişilerin işini büyük ölçüde zorlaştırır. Diyelim ki bir saldırgan şifrenizi bir veri sızıntısından veya basit bir tahminle ele geçirdi. 2FA etkinse, saldırganın elinde sadece şifreniz olur; fakat telefonunuza erişimi olmadığı için hesabınıza giremez. Böylece alan adınızın bulunduğu hesap güvende kalır. Özellikle domain yönetim panelleri ve hosting hesapları için 2FA kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir önlemdir.
Ayrıca alan adınızla ilişkili e-posta adresinin de güvenliği kritik önem taşır; transfer onayları ve hesap kurtarma işlemleri genellikle e-posta yoluyla yapıldığından, bu e-postayı da güçlü bir şifre ve mümkünse 2FA ile korumayı unutmayın.
İki adımlı doğrulamayı etkinleştirmek de genellikle çok kolaydır. Domain kayıt firmanızın veya hosting sağlayıcınızın müşteri panelinde “Güvenlik Ayarları” ya da “İki Adımlı Doğrulama” bölümünü bulup, birkaç basit adımla kurulum yapabilirsiniz. Çoğu sağlayıcı Google Authenticator gibi mobil uygulamalarla uyumlu 2FA imkânı sunar.
Ayrıca mümkünse SMS yerine uygulama tabanlı (Authenticator) kodları tercih etmek daha güvenli bir seçenek olacaktır. SMS ile gönderilen kodlar, nadir de olsa operatör zaafiyetleri veya SIM kopyalama saldırılarıyla ele geçirilebilir. Oysa Authenticator uygulamaları kodları cihazınız üzerinde ürettiği için dış müdahalelere karşı daha dayanıklıdır.
Özetle, 2FA etkinleştirmek, hesabınızı yetkisiz erişime karşı kilitlemenin en etkili yollarından biridir. Alan adı hırsızlığının önemli bir kısmı, kullanıcı hesaplarının ele geçirilmesinden kaynaklanır. Tek bir şifre katmanına güvenmek yerine, ikinci bir doğrulama katmanı ekleyerek domaininizi emniyete alabilirsiniz. Unutmayın, şifreniz ne kadar güçlü olursa olsun, 2FA olmadan tek başına yeterli değildir; çünkü güvenlik zinciri en zayıf halkası kadar güçlüdür.
DNSSEC ile DNS Kayıtlarınızı Güvence Altına Alın
Alan adınızı koruma konusunun bir diğer boyutu da DNS güvenliğidir. DNS, yani Alan Adı Sistemi, kullanıcıların tarayıcıya yazdığı domain adını alır ve ilgili web sitesine ulaşmak için gerekli IP adresine çevirir. Bu süreç internetin telefon rehberi gibidir. “example.com” gibi bir adresi, sunucunuzun anlaşacağı sayısal konuma (IP) dönüştürür. Ancak standart DNS yapısı, tasarlandığı ilk günlerde güvenlik ön planda olmadığı için, günümüzde bazı suistimallere açıktır. İşte DNSSEC (Domain Name System Security Extensions) bu açığı kapatmak üzere geliştirilmiş bir güvenlik teknolojisidir.
DNSSEC temel olarak alan adınızın DNS kayıtlarına dijital bir imza ekler. Bu dijital imza, DNS sorgularına verilen yanıtların doğruluğunu ve bütünlüğünü garanti eder. Daha basit bir anlatımla, DNSSEC aktif olan bir domainin “adres bilgileri” kilitlenir ve mühürlenir. Böylece kullanıcılar sitenize girmek istediklerinde aldıkları yanıtın gerçekten sizin tarafınızdan sağlandığından emin olurlar.
Eğer bir saldırgan DNS trafiğini yönlendirmeye veya yanıtları değiştirmeye kalkarsa, DNSSEC sayesinde sahte DNS yanıtları geçersiz sayılır ve kullanıcılar yanlış yönlendirilmez.
Bu durum özellikle DNS hijacking adı verilen saldırı türüne karşı etkilidir. DNS hijacking, saldırganın DNS kayıtlarını kurcalayarak ziyaretçileri farklı sunuculara yönlendirmesi anlamına gelir. Sitenizin alan adı aynı kalır fakat arka planda çözümlenen IP adresi değiştirildiği için kullanıcılar fark etmeden sahte bir siteye gidebilir.
DNSSEC, tam da bu noktada devreye girer ve “güven zinciri” adı verilen bir doğrulama mekanizmasıyla alan adınızın kayıtlarının yolda değiştirilmediğini kriptografik olarak teyit eder. Sonuç olarak, DNSSEC etkin bir alan adında, internet servis sağlayıcılar ve tarayıcılar, aldıkları DNS cevabının orijinal ve üzerinde oynanmamış olduğunu doğrulayabilirler. Yanıtta bir tutarsızlık veya imza uyuşmazlığı varsa, kullanıcıyı uyararak veya bağlantıyı keserek saldırıyı boşa çıkarırlar.
DNSSEC’i etkinleştirmek için alan adınızın uzantısının (TLD) ve kayıt firmanızın bu özelliği desteklemesi gerekir. Günümüzde .com, .net, .org gibi yaygın uzantıların yanı sıra birçok ülke uzantısı da DNSSEC desteklemektedir.
Eğer domain kayıt şirketiniz DNSSEC özelliği sunuyorsa, genellikle kontrol panelinizde birkaç tıklamayla bu güvenlik özelliğini açabilirsiniz. Etkinleştirme sonrası sistem, sizin adınıza gerekli dijital anahtarları oluşturur ve imzalama işlemini başlatır. Teknik detaylarla uğraşmanıza gerek kalmadan, perde arkasında DNS kayıtlarınız için bir ek koruma katmanı devreye girmiş olur. Kısacası, DNSSEC ziyaretçileriniz açısından ekstra bir adım gerektirmez; arka planda görünmez bir kalkan gibi çalışarak sadece bir saldırı girişimi olduğunda devreye girer ve kullanıcıları korur.
Önemle belirtmek gerekir ki DNSSEC, alan adı güvenliğinde güçlü bir kalkan sağlasa da tek başına yeterli bir çözüm değildir. Daha önce bahsettiğimiz Registrar Lock ve 2FA gibi önlemlerle birlikte kullanıldığında tam anlamıyla etkili olur. DNSSEC, domaininizin ziyaretçilere doğru şekilde yönlenmesini garantilerken, Registrar Lock domaininizin çalınmasını önler, 2FA ise hesabınızı korur. Bu üçlü, alan adınızı farklı açılardan güvence altına alarak bütünsel bir koruma sağlar.
Sonuç: Alan Adınızı Korumak İçin Bugün Adım Atın
Alan adı güvenliği, sadece büyük şirketlerin veya e-ticaret sitelerinin değil, internette varlık gösteren herkesin önceliği olmalıdır. Kişisel blogunuzdan kurumsal web sitenize kadar, sahip olduğunuz domaini korumak itibarınızı ve emeğinizi korumak demektir. Registrar Lock, İki Adımlı Doğrulama ve DNSSEC, karmaşık görünen tehditlere karşı basit fakat etkili çözümler sunar. Üstelik bu önlemleri hayata geçirmek genellikle birkaç dakika sürer, ancak sağladıkları koruma yıllarca devam eder.
Bu makalede ele aldığımız üç güvenlik adımı sayesinde, alan adınız kötü niyetli kişilerin kolay lokması olmaktan çıkacak. Domaininizi transfer kilidiyle koruyarak yetkisiz taşınmaları engelleyebilir, iki aşamalı doğrulamayla hesabınıza çelik bir kapı örebilir, DNSSEC ile de ziyaretçilerinizi sahte yönlendirmelere karşı muhafaza edebilirsiniz. Unutmayın, dijital dünyada önlem almak sorunu çözmekten her zaman daha kolay ve daha ucuzdur.
Elbette tüm bu önlemleri alırken, alan adınızı emanet ettiğiniz firmanın da güçlü güvenlik altyapısına sahip olması önemlidir. Registrar Lock, 2FA ve DNSSEC desteği sunan, müşteri güvenliğini öncelik haline getiren bir kayıt şirketi ile çalışmak, bahsettiğimiz adımları uygulamayı kolaylaştırır ve etkisini artırır. Domain hizmeti alacağınız şirketi seçerken bu kriterleri göz önünde bulundurarak, alan adı güvenliğiniz için sağlam bir temel atmış olursunuz.
Eğer henüz yapmadıysanız, bugün hemen domain yönetim panelinize girerek Registrar Lock durumunu kontrol edin. Ardından 2FA’yı aktif hale getirin ve DNSSEC desteği varsa etkinleştirin. Bu üç adım, internetteki varlığınızı siber tehditlere karşı korumak için atacağınız en değerli adımlar olacaktır. Böylece alan adınızın güvende olduğunu bilerek projelerinize gönül rahatlığıyla odaklanabilirsiniz.
Alan adınızı güvence altına aldıktan sonra doğru domaini seçmek için ilk adım alan adı sorgulama yapmaktır. Yeni bir alan adı almak veya müsaitlik durumunu kontrol etmek için alan adı sorgulama işlemini Hedef Hosting üzerinden hızlı ve güvenli şekilde gerçekleştirebilirsiniz.



